31 Ağustos 2018 Cuma

Yurtta Barış, Dünyada Barış



1 Eylül Dünya Barış Günü Kutlu Olsun!


Duvarda asılı silah oyunun sonunda mutlaka patlar!
Anton Çehov
Herkese Bilim Teknoloji Dergisi’nin 107. Sayısının kapak konusu “Tarih boyunca yaşam kurtaran 50 buluş” idi. İnsanların yaşam sürelerini uzatmaya yardımcı olan pastörizasyondan aşılara, antibiyotiklerden uydulara ve yapay zekadan suyun tuzdan arındırılmasına kadar 50 buluş arasında savaş sanayisi ile ilgili bir tek örnek yoktu doğal olarak.
Yirminci yüzyılın ilk yarısında fizikte devrim anlamına gelen atomun parçalanarak (fizyon) zincirleme reaksiyon yaratılması ile bilim tarihi en dramatik gelişmelerinden birisini yaşadı. Çünkü bilim adamları bu gelişme ile elde edilen bilginin enerji üretimi gibi iyi amaçlarla kullanılabileceği gibi kötü amaçla atomik silahların yapımında da kullanılabileceği gerçeğini gördüler. Bilim dünyasının en derin etik tartışmaları bu buluşun etrafında yapıldı. Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombalarının yarattığı tahribat ve soğuk savaş dönemince insanlığın yaşadığı “dehşet dengesi” tehdidi, teknolojinin kullanım biçimiyle ilgili etik tartışmaların önemini doğruladı.

23 Ağustos 2018 Perşembe

Elektrikli otomobilin ekonomik etkileri ve Türkiye - III



Elektrikli araç teknolojisinin yaratacağı değişiklikler otomotiv değer zincirini derinden etkileyecektir.
1912’de ABD’de 1.750 $’dan 6.000 adet elektrikli otomobil ve 650 $’dan 80.000 adet Ford Model T satılmasından bu yana küresel boyutta dev bir sektör boyutuna ulaşan otomotiv sektörünün oluşturduğu “kurulu düzen” köklü bir değişimin arifesinde. Bu değişimin ülke ekonomilerine etkilerinin çok yönlü olacağı açık.
Bütünüyle pille çalışan elektrikli araçların (BEV), içten patlamalı motorlu (ICE) otomobiller karşısında rekabetçi duruma gelmelerinin önündeki ana engeller olan şarj hızı ve altyapı (çok hızlı şarj birimleriyle 300 km’lik yol için 20 dakikada şarj ve yeterli şarj noktası), mesafe (350 – 500 km) ve fiyat ve toplam maliyetin (pil fiyatlarının 150  $/kWh’ya ve toplam satın alma maliyetinin 2024 -2028’e kadar rekabetçi düzeye inmesi) çözümlenmesiyle EV’lerin önünün 2028’e kadar açılacağı öngörülmektedir.
Sektörde işgücünü ve işlendirmeyi, tedarikçi ilişkilerini, pazarlama ve satış modellerini, pazarın aktörlerini köklü biçimde değiştirecek olan EV’lerde, klasik otomobillerin üçte birini oluşturan motor, aktarma organları ve egzos olmayacaktır. EV’lerin güç birimi bütünüyle farklı olacağından (pil-elektrik motoru), üretimde otomasyon artacak ve işçilik azalacak, tedarikçilerin yerini taşeronlar (pil ve/veya güç biriminin tamamı) alacaktır.

13 Ağustos 2018 Pazartesi

Elektrikli otomobil; bir paradigma değişikliği - II



Otomobil endüstrisi, aynı anda yönetilmesi gereken, evrimsel, devrimsel ve tahrip edici eğilimler arasındaki dönüşümle karşı karşıyadır.

Karayolu taşımacılığının elektriğe dayandırılması yüz yılı aşkın sürede oluşmuş bir altyapının önemli ölçüde değişmesini ve ulaşım sistemi ile enerji sistemi, otomobil üreticileri, elektronik ve yazılım firmaları arasında yeni yapılanmaları ve işbirliklerini gerektirmektedir.  Bu durum otomobil endüstrisinin çok ötesinde bir paradigma değişikliği olarak tanımlanabilir. Bu sistemin içinde, elektrikli otomobillerin (EV) yaratacağı paradigma değişimini kendileri için “tahrip edici” bir tehdit olarak gören içten yanmalı motorları (ICE) geliştirerek direnen bir otomobil sektörü[1] ve rafineri proseslerini iyileştirerek direnecek olan petrol endüstrisi de vardır.
Yönetimlerin araba üreticilerini ve kullanıcıları EV’lere yönlendirmeye çabalarının arkasındaki tek güdü iklim değişikliği etkilerini azaltmak değildir. EV kullanımı, emisyonu doğrudan yerel olarak azaltacağından mega-şehirler için bir çözüm olarak görülmektedir. Ayrıca EV’lerin yaygınlaşması petrol bağımlısı ülkeler için dış ticaret açıklarının azaltılması anlamına da gelecektir. Yeni oyuncular için sektörde rekabet gücü kazanmak bir diğer güdüleyici etmendir. Sonuçta eski endüstrileşmiş ülkeleri ve gelişen ekonomileri paradigma değişikliğine eşzamanlı olarak yönlendiren etmenler farklılıklar gösterebilmektedir. 

3 Ağustos 2018 Cuma

Elektrikli otomobiller ve pillerin gücü - I


Elektrikli otomobiller petrolde dışa bağımlı ülkeler için de önem taşımaktadır.
Moore Yasası’na[1] uygun gelişmeyen teknolojilerin başında pil teknolojisi gelmektedir. Pil teknolojisini güdüleyen en önemli etmen fosil yakıtları kullanan motoru araçlardan kaynaklanan sera gazı etkisini azaltmaktır. ABD’de taşımacılık sektörü. Motorlu taşıtlar ABD’deki karbon monoksit kirliliğinin %75’ine,  sera gazı emisyonunun %27’sine neden olmaktadır. Dünyadaki otomobillerin %30’una sahip ABD, otomobillerden kaynaklanan emisyonun da %50’sine neden olmaktadır.

Pille ilgili bilimsel ve endüstriyel çalışmalara bakıldığında bu alana önemli kaynakların ayrıldığı, çalışmalarda sürüş mesafesini, kullanım süresini, enerji çıktısını (Wh/kg) arttırmaya ağırlığı, dolum süresini ve maliyeti ($/kWh) azaltmaya odaklanıldığı ve bazı sonuçların alınmakta olduğu görülmektedir. Araştırmalar Lityum-iyon (Li-iyon) piller özelinde ve pili oluşturan anot (silikon kullanma), katot (nano kafes yapılar) ve elektrolit (katı hal) üzerinde yoğunlaşmaktadır.